| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

PR

PR'da strateji gerekli mi, ne işe yarar? / Neden bir türlü başaramıyorsunuz?

1019385_69141901-150x150 Bazen doğru insanı, doğru tutumu, doğru araçları, doğru kuruluşları, doğru ürünleri, doğru rol modelleri bulsanız da işler bir türlü istediğiniz gibi gitmez. Düşünür durur nedenini bir türlü bulamazsınız. En iyileri bir çatı altında buluşturmak yeteri kadar bir işe yaramamıştır. İşte o noktada durun ve stratejinizi gözden geçirin! Çünkü bu durum size doğru stratejiyi bulamadığınızı anlatmak istemektedir. Rekabetçi doğrultu, üretim planlaması, iç ve dış iletişim, odaklanma planı tamamen strateji ile ilgilidir ve eğer doğru planlanmamışsa o zaman işler yürümez.

Strateji sizi benzersiz kılarak, bu farklılığınızı müşterilerinizin ve potansiyel kitlenizin zihnine sokmanın en iyi yoludur. İnsanların tercih seçenekleri her geçen gün çoğalıyor. Ölü markalar mezarlığına hergün bir yenisi daha gömülüyor. Peki strateji nasıl oluşturulur? Önce zihnin nasıl çalıştığına bir bakalım. Bir sonraki yazımız bununla ilgili olacak…

Halkla ilişkiler nerede başlar?

861931_38872302 Halka ilişkiler nedir diye başlamamız lazım belki bloğumuza. Ulusal ve uluslararası alanlarda faaliyet gösteren derneklere göre birçok tarifi olan, nerede başlayıp nerede bittiğine karar verilemeyen "halkla ilişkiler"in tarifleri mevcut. İnternette şöyle bir aradığınızda hepsini bulabilirsiniz. Halkla ilişkilerin bize göre de bir tarifi elbette var. Bize göre halkla ilişkiler bir başkası ile konuşmak için kontağa geçtiğiniz an başlıyor. Bedensel, sözsel veya göz teması bile bir halkla ilişkiler çalışması. Düşünün, o ilk göz teması, ilk merhaba, ilk el sıkışma ilk intibayı oluştur muyor mu? O ilk saniyelere göre karşınızdakini değerlendirmiyor musunuz? İşte şirketler için de bu ilk an çok etkilidir ve işbirliğinizi belirler. O zaman ilk halka ilişkiler çalışması halkla yani karşınızdaki ile ilk temasa geçtiniz anda başlamakta ve söyleceğiniz son söze, son eyleme kadar da devam etmektedir. Sizin dünya standartlarına, yenilenmeye, modaya uygun bir üretiminiz olduğu sürece karşılıklı iletişimi sürdürme çabanız devam edecektir. Karşınızdaki kişi sizin üretimizden, sizden, firma kültürünüzden, anlayışınızdan, ilkelerinizden, dağıtımınızdan ve fiyat politikanızdan memnun olduğu sürece farklı bir arayışa girmeyecektir. Bu yaklaşım da hergün karşılaştığı sloganları, reklamları duymayacağı anlamına gelecektir. Ancak yapacağınız hatalar, bırakacağınız boşluklar derhal bu sloganların duyulacağı anlamını taşır. Herkes en iyi olmak istediği sürece, siz en iyisini sunmakla kalmayıp daha farklı yaklaşımlarda bulunmalı, üretiminize farklı bir anlam da yüklemelisiniz çünkü artık insanlar sadece mal veya hizmeti değil, ürünün veya hizmetin temsil ettiklerini, imajlarını da satın almak istiyorlar. 

Halkla ilişkiler ne olduğunuz ve ne olmak istediğiniz ile çok ilintilidir. Alt yapısı ve üstyapısı tutarlı, kaliteli, neyi nasıl söyleceğini bilen, pazarını araştırıp pazarlamasını kendi öz değerlerine ve teknolojisine göre oluşturan, müşterisini anlayıp, onun ihtiyacını belki ondan daha önce belirleyip, ürünleri ile olduğu kadar kurum kültürü ile de kendini anlatabilen, işe yararlık mekanizmasını gerçeklikle sunabilen, sevgi ve saygıyı asla ihmal etmeyen, eğitimi sadece "iş" olarak değil, sosyal, kültürel ve çevresel olarak ele alabilen, outdoor ve indoor uygulamalarda farklı ve güçlü duruşu ile ben burdayım diyebilen bir şirket; telefonda müşterisine, işbirliği içinde olduğu kurum ya da kişilere ilk "alo" dediği andan itibaren ömürboyu bir birlikteliği düşünebilmelidir.